Send As SMS

5/4/2007

Sebzeli Yoğurt Çorbası- Çocuk menüsü

Malzemeler:
1 adet küçük boy havuç
1 adet küçük boy kabak
1 adet küçük boy patates
1/2 küçük boy kereviz
1 sap taze soğan
5-6 bardak su
4-5 yemek kaşığı yoğurt
1,5 yemek kaşığı un
1 adet yumurta sarısı

Yapılışı:
Sebzeler soyulur ve hepsi çok minik küpler halinde kesilir. Kaynayan 5-6 bardak suyun içerisine önce havuçlar atılıp yumuşatılır, sonra diğer sebzeler eklenip pişirilir.

Yoğurt, un, yumurta sarısı karıştırılır, içerisine sebze suyundan 1 kepçe eklenir. Kaynayan sebzelere ağır ağır katılarak karıştırılır.

Çorba koyulmaya başladıktan sonra altı kısılıp 5 dakika daha kaynatılır. Servisten önce tercih edilirse çok ince kıyılmış taze soğan eklenir.

Afiyet olsun…

5/4/2007

Terbiyeli Tavuk Çorbası

Malzemeler:
Yarım tavuk göğsü
2-3 adet pırasa
2 adet havuç
1 küçük kuru soğan
1 kaşık un
Baharatlar (kekik, pul biber, karabiber, nane)
Tuz

Kreması:
2 kaşık yoğurt
2 kaşık un
1 yumurtanın sarısı

Yapılışı:
Tavuk göğsümüzü suda iyice pişene dek haşlayalım, daha sonra suyun içinden pişen tavuk etini alıp soğumaya bırakalım ki daha rahat doğransın.

Tavuk suyunu ise bir kenarda bekletelim dökmeyelim. Bu arada derin bir tencerede ince kıyılmış soğan ve pırasa ile havuçları sıvı yağda çevirelim. Sebzeler iyice yumuşayınca içine 1 kaşık un atıp biraz da bununla pişirelim.

Daha sonra sebzelerin üzerine, tavuk suyundan kepçe kepçe dökelim ve karıştıralım. Bu sıvı karışımın üzerine az önce pişirdiğimiz ve kuşbaşı doğradığımız tavuk etlerini, baharatları ve tuzu da ilave edelim ve çorbayı 10 dakika kaynamaya bırakalım.

Bu arada kremayı, yukarıda krema için yazan malzemeleri karıştırmak suretiyle hazırlayalım ve içine pişmekte olan çorbamızdan 1 kepçe ekleyerek kremayı çorbaya karıştıralım.

Çorbamızın altını kısık ateşe alarak kremayı azar azar ilave edelim, kremayı ekleme aşamasında hızlıca ve sürekli olarak karıştırmaya devam edelim.

3 dakika daha, çok kısık ateşte bıraktığımız çorbamızı el blenderından geçirerek, istersek fırında hazırlayacağımız kıtır ekmeklerle birlikte sıcak sıcak servis yapalım. Kremayı ekleme aşamasında çok kısık ateş istememizin nedeni; krema içinde yer alan yumurtanın ani ısı değişikliğiyle pişmesini önlemek içindir.

Afiyet olsun…

3/4/2007

Okul Öncesi Eğitim Neden Gerekli?

NEDEN OKUL ÖNCESİ EĞİTİM?


Çünkü, 3 yaşına kadar bir çocuğun beyni bir yetişkinden 2,5 kat fazla çalışır, 6 yaşına kadar bir profesörden 2 kat hızlıdır (Rethinking the brain 1997). Yapılan tüm uluslararası araştırmalar ve uygulanan testler göstermektedir ki 0-6 yaş grubunda, gelişim düzeyinde okul öncesi eğitimi almış çocukların, akademik programlarda eğitim almış olanlara göre 1. sınıf başarı düzeyleri daha yüksektir ve okuma yazmaya daha hızlı geçmektedirler.12 yaşında IQ değerleri 5 puan daha yüksektir, 15 yaşında yetenek sınavlarında % 90 -100 arası başarı sağlarlar. % 65’i liseyi, % 45’i üniversiteyi sorunsuz kazanır ve bitirir. Yetişkin olduklarında dış dünyayla kolay ve sağlıklı iletişim kuran, sosyal insanlar olurlar.  

 

         BİR OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMUNU SEÇERKEN; 

 

         1. ÖN BİLGİ TOPLANMASI 

         Telefonla, yaş grupları, çalışma saatleri, tatiller, ruhsat, servis ve adres bilgilerini alın. Ancak, randevulu ya da akşam ve hafta sonu ziyaretlerinden kaçının.İlk ziyaretinizi, yanınızda çocuğunuz olmadan ve sabah saatlerinde gerçekleştirin. Çocuğunuzu ancak karar verdikten sonra götürün.Evinize olabildiğince yakın yuvaları tercih edin. Serviste geçireceği sürenin 15-30 dakika arasında olmasına dikkat edin. 0-2 yaş döneminde servis kullanmayın. 

          2. DIŞ MEKAN 

         İlk görünüşün temiz ve bakımlı, genel sağlık kurallarına uygun (sınıf ve bahçe, eşya ile oyuncaklarının, çocuk yaş ve boylarına uyumlu) olması beklenir. Bahçenin güvenilir ve kontrol altında olması gerekmektedir.  

         3. BİNANIN GENEL KOŞULLARI 

         Binada yangın merdiveni, söndürücüler ve alarm sistemi bulunmalıdır.Çocukların ortak kullanım alanı olan tuvaletler, temiz ve hijyen kurallarına uygun olmalı, sıvı sabun ve kağıt havlu kullanılmalıdır.Mutfağın temiz, düzenli ve sağlık kurallarına uygun olması beklenmelidir.    
         
4. YÖNETİCİ VE PERSONEL BİLGİLERİ 

        Yönetici: Yöneticinin eğitimini ve mesleki tecrübelerini sorun. Üniversitelerin okul öncesi çocuk gelişimi ve eğitimi, sosyal hizmet uzmanlığı, çocuk psikolojisi ve pedagoji bölümlerinden birisinden mezun olmaları gerekmektedir. Ruhsat: Kurumun ruhsatı (Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ya da Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınan yasal çalışma belgesi) olup olmadığını kontrol edin. Görebileceğiniz bir yerde asılı değilse görmek isteyin. Grup Sorumlusu (Öğretmen): Bu kişilerin okul öncesi çocuk gelişimi eğitmenliği (meslek lisesi ya da 2 yıllık yüksek okul) mezunu olmaları gerekmektedir. 
        
5. İÇ MEKANLAR

         İlk etkide, kendinize ve duyularınıza güvenin. Neşeli sesleri, güzel kokan, aydınlık, tertipli ve sıcak bir ortamı hedefleyin.İç ortamlarda, çocuğunuzun gelişimini destekleyecek yeterli sayıda araç-gereç olmalı, bunlar çocuğunuzla aynı mekan (sınıf) içerisinde ve istediğinde ulaşabileceği konumda bulunmalıdır.Sınıf içerisinde, oyunlar ve aktiviteler için tanımlı, ayrılmış bölümler olmalıdır. Bunlar, kitaplık, el becerisi (manipülasyon), bloklar, fen, sanat, hayal (sosyo-drama, evcilik), su-kum çalışması bölümleridir.Araç-gereçlerin çocuk sayısına yeterli, gelişim düzeyine uygun, bakımlı (temiz, kırıksız, eksiksiz) ve düzenli olmasına dikkat edin. (Çocuklar o anda oynadığı için mekandaki dağınıklık önemsenmemelidir.)Çocukların kişisel eşyaları için ayrılmış ve etiketli dolapları olmalıdır. 

         6. ÖĞRETMEN / ÇOCUK ORANI 

        Araştırmalar, öğretmen, çocuk oranının ve grup büyüklüklerinin çocuk gelişimine önemli etkisi olduğunu kanıtlamıştır.Uluslararası standartlara göre bu oranlar: 24-36 ay 1 öğretmen / 5- 7 çocuk 3 yaş 1 öğretmen / 7-10 çocuk 4-5 yaş 1 öğretmen / 8-10 çocuk 6 yaş 1 öğretmen / 10-12 çocuk biçimindedir. Daha fazla sayılarda çocuk olması durumunda bir yardımcı öğretmen ya da 2. bir grup sorumlusu ile çalışılması uygundur. 0-2 yaş grubunda bulunan çocukların, diğer yaş grupları ile karma yapılmaması gerekmektedir.    

        7. İŞLEYİŞ 

        Kurumun bir felsefesi ve uyguladığı yazılı bir sistemi olması gerekmektedir. Bu felsefenin sizin görüş ve beklentilerinize uygunluğu önemlidir.Kurumun kapısı size sürekli açık olmalıdır. Kendinizin ve çocuğunuzun gereksinimleri doğrultusunda, her zaman kurumu, sınıfı ziyaret edebilmelisiniz ve bu belirli gün ve saatlerle sınırlandırılmış olmamalıdır. 0-6 yaş grubunun öğrenme sistemi, somut, aktif, keşfe ve deneye dayalıdır. Akademik ve çocukları zorlayacak yaklaşımlardan ve beklentilerden kaçınılmalıdır.Günlük plan, çocukların, küçük kas-büyük kas, zihinsel, bilişsel ve sosyal gelişimine ait çalışmaların tümünü birden ve dengeli olarak içermelidir.Çocuklara günlük işleyişte bireysel davranabilme ortamı mutlaka sağlanmalı ve tüm aktiviteler için seçme hakkı tanınmalıdır. Çocukların sosyal yaşam biçimlerinin ve toplumsal kurallarının oluşabilmesi-gelişebilmesi için, pozitif ve destekleyici davranılmalı, kırıcı, örseleyici davranışlardan kaçınılmalıdır. 
        
8. EĞİTİM PLANI (MÜFREDAT) 

        Eğitim planı, çocukların bireysel gelişimleri, ilgi alanları ve gereksinimleri gözönüne alınarak hazırlanmış, çocuk gelişimi ilkelerine ve öğrenme biçimlerine bağlı, yazılı metinlerin işleyişinden oluşmalıdır. Öğrenme ortamı ve aktiviteler, bu programın felsefesine ve hedeflerine uygun olarak düzenlenmelidir. Öğretmenler, çocukları izleyerek, gözlemleyerek -kesinlikle test yöntemlerine başvurmaksızın- her bir çocuk için amaca ulaşılıp ulaşılmadığını değerlendirirler.Bu değerlendirmelerin sonuçlarını aileler ile paylaşırlar. 
       
9. BESLENME 
       
Yemek listeleri, düzenli beslenme ilkelerine uygun ve yeterli miktarda olmalı, her ay ailelere gönderilmelidir. Yemek masaları, sandalyeleri ve diğer ekipmanlar çocukların yaş ve boylarına, özelliklerine uygun olmalıdır.Yemek saatlerinin bir sosyalleşme süreci olduğu düşünülerek, en az bir yetişkin çocuklarla aynı masayı paylaşmalıdır.  

        10. İLETİŞİM 
       
Öğretmen - Çocuk İletişimi:
Öğretmenler çocuklarla iletişim kurarken göz seviyesinde bulunmalı, konuşma biçimleri sıcak ve sevecen olmalıdır. Öğretmenler çocukların gereksinimlerini anında yanıtlamalı, çocukların sınıf içi davranışlarında rahat, canlı ve neşeli oldukları gözlenmelidir. 
       
Öğretmen - Veli İletişimi: Öğretmenler, günlük olarak çocukların beslenme ve sağlık konularında, fiziksel ve ruhsal değişikliklerinde ailelere sözlü veya yazılı olarak bilgi aktarmalıdırlar. Ayrıca periyodik değerlendirme yapılarak, aileye gelişim düzeyi aktarılmalıdır. 
       
Kurum - Veli İletişimi: Okul ve aile işbirliği içerisinde, çocuğun gelişimini olumlu yönde desteklemeli, yaşanan problemlerde birlikte çözüm üretebilmelidirler. Aileler, eğitim planı, işleyiş, program ve çocukları etkileyebilecek değişikliklerden kurum tarafından düzenli haberdar edilmelidirler.     

        11. FİYATLANDIRMA 

        Uygulanan fiyatı, geçerlilik süresini, ödeme koşullarını ve tahmini artış oranını öğrenin. Fiyatı tek başına bir özellik olarak değil, uygulanan sistemle birlikte değerlendirin ve arayışlarınızda bu dengeyi gözden kaçırmayın. 

        ÇOCUĞUM HAZIR MI? 

        Çocuğun okul öncesi eğitim kurumuna başlamasını belirleyen standart bir yaş yoktur. Sizin gereksinimleriniz ve çocuğunuzun fiziksel, psikolojik özellikleri göz önüne alınarak uygun dönem belirlenmelidir. 2. yaşla birlikte başlayan anneden ayrılma süreci, tuvalet eğitimi, kendi gereksinimlerini karşılama ve bunları ifade edebilme becerisi sizin için bir referans teşkil edebilir. Sizin, çocuğunuzun evde geçirdiği sürenin verimsiz ve yetersiz olduğunu hissetmeniz ya da kendisinin oyun, arkadaş gibi isteklerini dile getirmesi de önemli bir etkendir.  

        UYUM SÜRECİNİ YAŞARKEN... 

        Çocuğunuzda neleri gözlemleyebilirsiniz? Çocuğunuzun yuva yaşantısına geçişini izlerken, kendinizin okula, iş yaşantısına, araba kullanmaya vb. ilk başladığınız günleri düşünün. Uyum sürecinin çok hızlı ve başarılı olmasını beklemeyin. Çocuğun yaşı ve yapısına bağlı olarak bu süre 4-6 hafta arasında, hatta bazen daha uzun bir zaman alabilir. Bu süreç içerisinde, ağlama, karın-baş ağrıları, kusma, alta kaçırma, genel isteksizlik görülebilir.    

 

        SİZE DÜŞEN NEDİR ? 

        Öncelikle kararlı olun ve verdiğiniz karara inanın. İlk günlerde çocuğunuzla yuvada zaman geçirmeye hazırlıklı olun. Çocuğunuza dürüst davranın, gidiş nedeninizi, dönüş zamanınızı belirtin. Verdiğiniz söz ve saatlere kesinlikle uyun. Çocuğunuzdan vedalaşarak ayrılın. Bunun çocuğunuzun size olan güveni açısından çok önemli olduğunu unutmayın.Yuva yaşamının, çocukların yaşantısının doğal bir parçası olduğunu O'na vurgulayın. Çocuğunuzun günlük yaşantısını sizinle paylaşmasını beklemeyin. O'na örnek olarak zaman içerisinde size aktarmasını sağlayabilirsiniz. (Ben bugün alışverişe gittim, öğle yemeğinde salata yedim, ya sen?) Çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerine doğrudan karışmayın. Çözüm yolları önererek, örnekler vererek yardımcı olabilirsiniz. Uyum süreci çok sancılı geçiyor ve/veya çok uzuyorsa, bu durumun çocuğunuzun kişiliğinden mi, yoksa ortam, sistem ve kişilerden mi kaynaklandığını mutlaka araştırın. 
 

***Okul Öncesi Eğitimi Geliştirme Derneği'nden alınmıştır

3/4/2007

Okul Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

Okul seçimi hem çocuk hem de aile açısından önemlidir

 

Okul seçimi, hem çocuk hem de aile açısından önemlidir. Sonuçta kararı veren aile olsa da çocuk, yeni okul fikrine ilgiyle ve mutlulukla yaklaşmazsa, gideceği okulu benimsemezse doğru bir seçim yapılmış sayılmaz.

Öncelikle aile, beklentilerini ve hedeflerini gözden geçirmelidir. Çocuğun özellikleri okul seçiminde üzerinde dikkatle durulması gereken en önemli unsur olmalıdır. Gideceği okulu belirlemeden önce aile çocuğunu tanımak için çaba ve zaman harcamalıdır. Okul seçimindeki temel amaç çocuğa uygun okulun belirlenmesidir. Asıl hedef çocuğun güvende ve mutlu hissedeceği, aidiyet ve başarı duygusunu tadacağı, öğrenmeyi keyifli taraflarıyla keşfedeceği, sosyal beceriler geliştireceği, gelişimine katkıda bulunan bir ortamda büyümesi ve eğitilmesidir.

Ailenin sahip olduğu ekonomik ve sosyal imkanların değerlendirilmesiyle özel okul veya devlet okulu olmasına karar verilerek işe başlanabilir. Her iki koşulda da kaliteli eğitim programları, zengin sosyal aktiviteler ve öğrenciye sunduğu imkanlar dikkate alınarak, çocuğa uygun olan okul belirlenmelidir. Bu kararda değerlendirilmesi gerekenlerden bazıları:

Aile bütçesinden okul için ayrılabilecek miktar ve okulun ücreti,

Okulun eve uzaklığı, öğrencinin ve ailenin servis veya yürüyerek gitme konusundaki fikri,

Eğitim kalitesi (akademik başarıları, üniversiteye öğrenci sokma yüzdesi, yarışmalardaki başarıları vb.) ve benimsediği eğitim felsefesi,

Sınıf mevcutları,

Fiziksel yapısı (çocukların yaş düzeyine uygun bir fiziki yapı mı?)

Öğretmen kadrosu,

Sağladığı sosyal faaliyet imkanları (resim, müzik, drama, tiyatro çalışmaları vb. var mı ve yararlanabilen öğrenci oranı),

Öğrenciye doğru çalışma alışkanlığı ve disiplin kazandırma konusundaki bakış açıları,

Öğrencinin yeteneklerini belirleme ve yönlendirme hizmetleri,

Spor imkanları ve spor sahaları,

Köklü yabancı dil eğitimi ve yabancı öğretmenler,

Takviye kursları ve etüd sınıfları,

Kütüphane, bilgisayar ve fen laboratuvarları ve bunların donanımı,

Oyuna elverişli okul bahçesi ve oyun alanları,

Temizlik ve hijyen,

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti,

Okul-veli iletişimi konusunda ki bakış açıları olabilir.

Tüm bunların yanında öğrencinin sosyal hayatı açısından seçilecek okulun küçük ya da büyük olmasına karar verilmelidir. Çocuğunuz içine kapanık ve utangaç mı yoksa kolaylıkla arkadaşlık kurabiliyor mu? Büyük ve kalabalık bir okulda mı rahat eder, yoksa küçük, aile havası olan bir ortamı mı tercih eder? Okul tercihini yaparken seçmek istediğiniz okulun boyutunun çocuğunuzun yapısına uygunluğunu göz önünde bulundurmanız yararlı olacaktır.

Seçeceğiniz okulu, beklentinize uygun özelliklere sahip olup olmadığını anlamanız için, ziyaret etmeniz gerekir. Okulun da çocuğunuzla ilgili bazı beklentileri olabilir. Ziyaretinizde sizin için önem taşıyan soruları ilgili kişilere yöneltmekten çekinmeyin. Her soruya verilen cevabı not edebilirsiniz. Bu notlar daha sonra okulları karşılaştırırken size yardımcı olabilir.
Çevrenizdeki insanlara, çocuğu okula giden tanıdıklarınıza okulla ilgili objektif fikirlerini sorabilirsiniz. Okula ziyaret sırasında, okulun havasını soluyarak, okul idaresi, personel, öğrenci profili ve sosyal çalışmalar ile ilgili küçük gözlemlerde bulunabilirsiniz.

Aile tarafından belirlenen okullar arasından birini seçme sürecinde çocuğa söz hakkı tanınmasının, okulunu benimsemesinde yararlı olacağı da unutulmamalıdır.

26/3/2007

0-36 AYLIK ÇOCUKLARIN EĞİTİMLERİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

0-36 AYLIK ÇOCUKLARIN EĞİTİMLERİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Erken çocukluk gelişimini desteklemek açısından çocukla ilgilenecek yetişkinin, hangi konulara dikkat etmesi ve nasıl hareket etmesi gerektiği hususunun iyi bilinmesi önem taşımaktadır. Çocuğu desteklemek için yetişkinin özellikle aşağıdaki konulara dikkat etmesi gereklidir:

A -Çocuk ile doğru iletişim kurma,

B -Çevre düzenlenmesi,

C -Sağlık, güvenlik ve beslenme,

D -Duyu eğitimi,

E -Beden gelişimi (bebek cimnastiği),

F -Tuvalet ve temizlik eğitimi,

Bunların başarılması için belirtilen konularla ilgili örnekler aşağıda sunulmuştur.

A-Çocuk ile Doğru İletişim Kurma:

-Bebekle yüz yüze ve teke tek ilişki kurulmalı, konuşurken göz kontağı kurulmaya ve ses tonunun yumuşak olmasına dikkat edilmelidir .

-Bebek beslenirken, altı ya da giysileri değiştirilirken yapılan işler hakkında sürekli konuşulmalıdır. Çocuğun anlayamayacağı düşünülmeli, onunla bol bol konuşulmalıdır.

-Bebekle konuşurken onun çıkardığı seslere cevap verilmeli, dinlenmeli, çıkardığı sesler taklit edilmelidir.

-Bebekle her fırsatta konuşulmalı, ona şarkı söylenmeli, parmak oyunları oynanmalı, basit hikayeler anlatılmalı veya okunmalıdır.

-Bebek, isteklerini ya da duygularını ağlama ve vücut hareketleriyle belli eder. Bu nedenle, ağlamasına kayıtsız kalınmamalı, kucağa almaktan, şımartmaktan çekinilmemelidir.

-9′uncu ay, bebeklerde ayrılık kaygısının en yoğun olduğu aydır. Anne ile bebek birbirlerinden ayrılırken bebek anneyi bırakmak istemez. Bu normal bir gelişim özelliğidir, anlayışla karşılanmalıdır.

-Çocuğun istek ve duygularını sözel olarak dile getirebilmesi için ona model olunmalıdır ve çocukla düzgün, güzel konuşmaya özen gösterilmelidir.

-Çocukların sevdikleri nesneleri yakınlarında istemelerine saygı gösterilmelidir. Bunları bir yerden diğer yere yanlarında taşımalarına izin verilmelidir.

-Çocukların kendi dürtülerini ve davranışlarını yönetebilmelerine yardım için sabırlı olunmalıdır. Çocuklar aynı oyuncağı paylaşamadıklarında yetişkin ya aynısından bir tane daha sağlamalı, ya da oyuncağı ortadan kaldırmalıdır. Bu yöntemler işe yaramazsa yetişkin nazikçe çocuğu oradan uzaklaştırıp ilgisini başka yöne çekebilmelidir.

-Çocuklarla karşılıklı oyunlar oynanmalı ve onlara bebek ve diğer aksesuarlarla hayali oyunların nasıl oynanacağına model olunmalıdır. Örnek: Yetişkin ve çocuklar ”çay partisi” oyunu oynayabilirler. Yetişkin oyuncak fincanla çay içiyormuş gibi yapar ve tadının ne kadar güzel olduğunu söyler. Çocuk da taklit eder. Daha sonraki aşamalarda, genellikle çocuklar yetişkinleri yönlendirir.

-Çocukların dil ve müzik becerilerini geliştirmeleri için onlara değişik yaşantı ve fırsatlar sağlanmalıdır. Bu amaçla, küçük grupta parmak oyunlarına, basit şiirlere, şarkılara ve küçük hikayelere yer verilmelidir.

-Dil gelişiminin desteklenmesi için çocuğun sözel girişimlerine uygun tepki hemen verilmelidir. Üç yaşındaki çocuk için konuşmanın dinlemeden daha önemli olduğu bilinmelidir. Çocuğun ”Niçin?”, ”Nasıl?” gibi sorularına sabırla cevap verilmelidir .

-3 yaş çocuğu 1-2 yaş çocuğundan daha uyumludur. Ancak 3 yaş çocuğunun utandığında, hayal kırklığına uğradığında ya da özellikle yeni bir durumda 1 -2 yaş çocuğunun davranışlarına (ağlama, parmak emme, bebeksi konuşma vb.) dönebileceği unutulmamalıdır. 3 yaş çocuğunun bebekler ve kendi bebekleri ile ilgilendikleri ve bunun insan gelişimi hakkında birçok şey öğrenmeleri için fırsat olduğu bilinmelidir .

B-Çevre Düzenlenmesi:

-0-36 ay çocukları için çevre, çocuğun gelişimine uygun, uyarıcı ve hareket ihtiyacına cevap verebilecek güvenli bir mekan olmalıdır.

-Beslenme, alt değiştirme, uyku ve oyun için ayrı ayrı alanlar, sessiz ve dinlendirici ortamlar sağlanmalıdır .

-Çevre hem sert, hem yumuşak materyallerle (yastıklar, aynalar vb.) donatılmalıdır.

-Çevre, bol uyarıcılı olmalıdır. Zıt renkli ilginç malzemeler çevre düzenlenmesinde kullanılmalıdır.

-Bebeğin özel eşyaları (biberonu, emziği, giysileri vb.) ayrı bir bölümde olmalı, etiketlenmeli ve başka bebekler için kullanılmamalıdır .

-Bebeğe, kişiler ve yerler hakkında farklı bakış açıları kazandırmak için oyun alanları değiştirilmelidir.

-Bebeklerin kendilerini gözlemeleri için oyun odaları ve alt değiştirilen yere büyük aynalar yerleştirilmelidir.

-Bebeklerin bulundukları tüm bölümler havalandırılmalı, ılık bir ortam sağlanmalıdır.

-Odalar, sevimli bir tarzda döşenmeli ve hayvan, insan yüzü ve değişik nesne resimleri gibi asılabilen materyaller çocuğun göz hizasında olmalıdır.

-Bebeklerin dinlenmesi ve vücudunu hareket ettirebilmesini sağlamak için çeşitli sözsüz hafif müzik parçaları çalınmalıdır.

-Bebeklerin rahatça oynayabileceği, yuvarlanabileceği ve hareket ede bileceği yerler sağlanmalıdır .

-Bebeğin hareket etmesi ve oynaması için toplar, büyük sünger yastıklar, küçük bloklar, müzik kutuları, iç içe geçen kutular ve halkalar sağlanmalıdır.

-Mobiller bebeklerin hem görebileceği yerlere hem de yetişebi1eceği mesafeden biraz daha uzağa asılarak, uzanmaları sağlanmalıdır.

-Ortamda, bebeğin kavrayabileceği, çiğneyebileceği ve çeşitli şekillerde oynayabileceği kaşıklar , diş kaşıyıcıları, lastikler ve dolgu bebekler, sünger ve lastik toplar, çıngıraklar bulundurulmalıdır.

-Oyuncaklar bebeğin seçim yapmasını sağlayacak biçimde ve kendi kendine istediği zaman alıp oynayabileceği yerde olmalıdır.

-Bebeğin tırmanabileceği basamaklar hazır1anmalıdır .

-Tanıdığı nesne resimlerinden oluşan (tek sayfada tek resim) kumaş veya kalın kartondan kitaplar hazırlanmalıdır .

-Çocukların büyük kaslarının gelişimini desteklemek için içerde ve dışarıda olanaklar sağlanmalıdır. Yeni beceriler kazanabilmeleri için uygun ölçülerde rampalar ve basamaklar olmalıdır. Küçük çocukların bahçedeki oyun alanları büyüklerinkinden farklı olmalı; alçak kaydıraklar , küçük tırmanma aletleri ve salıncakları içermelidir .

-Çocukların çevrelerini araştırıp, keşfetmeleri için su ve kum oyunları gibi bahçe oyunlarına gereksinimleri vardır. Bu olanaklar onlara her gün sağlanmalıdır. Yedek giysiler, olduğu sürece su ve kum oyunları çocuklara neleri yiyip, yememeleri konusunda otokontrol kazandırır.

-Çocuklara kendi seçimlerini yapabilecekleri ve yeni geliştirdikleri fiziksel becerileri daha da pekiştirebilecekleri, rahatça hareket edebilecekleri uygun mekan hazırlanmalıdır. Bu amaçla, çocukların seçebilecekleri etkinlikler düzenlenmelidir .

-Çocukların küçük kaslarını geliştirebilmeleri için bul-yaplar, legolar ve sanat malzemeleri gibi bir çok materyal ve eğitim fırsatları sağlanmalıdır .

-Çocukların çevreyi araştırmaları, çevre hakkında birçok şey öğrenmeleri, doğa meraklarını gidermeleri, neden-sonuç ilişkisini kavramaları için çok çeşitli materyal ve etkinlikler sağlanmalıdır. Örnek: Bloklar, kum ve su oyunları için ölçü kapları, farklı genişlikte boşaltma kapları, basit deney malzemeleri vb.

-Çocuklar için güvenli, serbest bir ortam sağlanmalı ve sürekli gözetim altında bulundurulmalıdır. Çünkü, çocuklar yeni öğrendikleri fiziksel becerileri güvenli olmayan durumlarda da denemek isterler. Bu nedenle yetişkinlerin dikkatli olması gerekir.

C-Sağlık, Güvenlik ve Beslenme:

-Günlük yaşamın yemek yeme, tuvalet gereksinimi, giyinme, soyunma gibi rutinlerinin çocukların dünyalarını tanımalarına ve davranışlarını ayarlamalarına yardımcı olmak acısından önemli fırsatlar olduğu unutulmamalıdır .

-Çocukların yeni geliştirdikleri tuvaletini yapma, diş fırçalama, el yıkama, yemek yeme gibi becerileri yapmalarına ve göstermelerine fırsat verilmelidir. Ancak, yetişkinler çocuğun tuvaletini kaçırmasına, yiyeceklerini dökmesine ve yaptığı işi bitirmemesine karşı sabır1ı olmalıdırlar.

-Yetişkinler alt değiştirmeden önce ve sonra, beslenmeye başlamadan önce ve sonra mutlaka ellerini yıkamalıdır .

-Gereksinmelerinin zamanında karşılanması bebeğin yetişkine ve çevresindekilere güven geliştirmesini sağlar. Bu nedenle, bebeğin gereksinimlerine karşı duyarlı olunmalı ve zamanında karşılanmalıdır.

-Yerler kolay temizlenebilir bir halı zemin olmalı, bebeklerin zaman zaman çıplak ayakla oynamalarına izin verilmelidir.

-Bebekler uyutulurken ve uyurken yüzleri kapatılmamalıdır .

-Bebekler uyurken ve uyanıkken ya1nız bırakılmamalıdır .

-Çocukların yardım isteklerine mutlaka cevap verilmelidir.

-Balkon kapıları ve pencereler açık bırakılmamalı, elektrikli aletler ve prizler kontrol altında tutulmalıdır.

-Besinler karıştırılmadan ayrı ayrı verilme1i ve bebeğin kendi tercihini yapmasına izin verilmelidir .

-Bebek ve çocukların bireysel yemek yeme ihtiyacı göz önünde bulundurulmalıdır. Yemek mönüsü hazırlanırken dengeli beslenme ilkeleri ve çocukların beğenileri dikkate alınmalıdır.

-Yemek, daima aynı saatte ve sakin bir ortamda verilmelidir.

-Bebekler yatırılarak beslenmemelidir.

-Çocukların beklememeleri için yemekler onlar uyurken hazırlanmalıdır.

D-Duyu Eğitimi :

Yeni doğan bir bebek duyu sistemlerini kullanarak, çevreyi tanımaya dış dünyaya uyum sağlamaya çalışmaktadır. Önceleri nesneleri ağzına alarak onları bu yolla ayırt etmeye çalışır. El ve kasları geliştikçe dokunma duyusunu kullanarak çevreyi araştırır. Bu nedenle; duyuların uyarılması ve tüm duyuların bir arada eşgüdüm içinde kullanılmasının sağlanması, çocuğun tüm düzeylerdeki eğitiminde önemli katkılar sağlayacaktır. Bu bakımdan, küçük yaşlardan başlayarak bebeklerin duyularını uyarmak amacı ile bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Öncelikle farklı duyulara yönelik malzemelerin hazırlanması ile işe başlanmalıdır.

Duyu Eğitimine Yönelik Malzemeler ve Oyunlar

1. 1.Dokunma Duyusuna Yönelik Malzeme ve Oyunlar :

a) Dokunma sepeti :

Her bebek için bir dokunma sepeti hazırlanmalıdır. Küçük bir sepet içerisine bebeklere farklı dokunma duyusu verebilecek malzemeler konulmalıdır. Örnek: sünger, fırça, pamuk, top vb. hazırlanan sepetteki malzemeleri bebeğin vücudunun farklı bölgelerine (ayak tabanına, bacaklarına, gövdesine vb.) dokundurarak uyarılmalıdır. Bu oyun bebeğe giyinme, soyunma sırasında ya da alt değiştirme sırasında da uygulanabilir. Annelere de banyo sırasında bu oyunu oynaması önerilebilir. Bu oyunu bir süre oynadıktan sonra dokunma sepetindeki malzemeler zaman zaman değiştirilmelidir.

b)Dokunma Mobili :

Bebeğe farklı dokunma duyuları verebilecek malzemelerden (sert, yumuşak vb.) oluşan mobil hazırlanmalı ve çocuğun yatağına asılmalıdır. Malzemeler sık sık değiştirilmelidir.

Bebeğe değişik özellikte kumaşlarla (düz, tüylü vb.) kaplanmış dokunma topları hazırlanabileceği gibi sert, yumuşak malzemelerden; süngerden, plastikten yapılmış düz, girintili, çıkıntılı toplar alınabilir. Bebeğe bu topları vererek oynaması sağlanabileceği gibi, bebekle karşılıklı top oyunları da oynanabilir ve toplar hakkında konuşulabilir.

c)Dokunma Yastıkları:

Bebeğin üzerine oturabileceği ya da yatabileceği büyüklükte farklı kumaşlardan (peluş, yünlü, koton vb.) yastıklar yapılabileceği gibi, aynı kumaştan içleri farklı malzemelerle doldurulabilecek (kum, köpük parçaları, kırpık süngerler, kuştüyü, fasulyeler vb.) dokunma yastıkları hazırlanabilir. Bebeğin bu yastıklara elleri ile dokunması sağlanabileceği gibi üzerine oturarak ya da yatarak vücudunun değişik bölgeleri ile farklı duyuları algılanması da sağlanabilir. Benzer şekilde çocuğun eline alabileceği büyüklükte küçük dokunma yastıkları da yapılabilir.

d)Dokunma Kartları:

İki yaşından büyük çocuklar için kare şeklinde kartların üzeri ikişer ikişer benzer malzemelerle kaplanabilir. Örnek: Peluş, zımpara kağıdı, sünger, pamuk, farklı kumaşlar vb. ve çocuktan benzer olanları eşleştirmesi istenebilir.

e)Dokunma Torbası:

İki yaşından büyük çocuklar için bir torbanın içine çocuğun tanıdığı nesneler konulabilir (top, bebek, araba vb.), torbanın içinden aldığı bir nesneyi, dokunarak tanıması ve ismini söylemesi istenebilir. Konuşmayı yeterli olmayan çocuklar o nesnenin eşini torbanın dışından gösterebilir. çocuğun yaşı büyüdükçe bir birine daha çok benzeyen nesneler ayırt ettirilir. Örnek: Kabuklu ceviz, kabuklu fındık, kabuklu kestane, kabuklu palamut vb.

2.İşitme Duyusuna Yönelik Malzeme ve Oyunlar:

a)Sesli Bileklikler :

Örgüden yapılmış bileklikler üzerine küçük ziller tutturulur. Bebeğin uyanık olduğu bir zamanda el ve ayak bileklerini sallayarak nasıl ses çıkarılacağı gösterilir.

b)Sesli Mobiller :

Farklı ses çıkaran malzemelerden hazırlanılan (küçük çıngırak ve ziller) mobili çocuğun yatağının başına asılır ve nasıl ses çıkaracağı gösterilir.

Bebeğin ilgisi azaldığında malzemeler değiştirilir. Ses çıkaran malzemeleri kalın bir lastiğe tutturarak aynı şekilde sesli lastik bantlar hazırlanabilir. Bu bantlar, bebeğin ayakları ile tekmeleyerek ses çıkarabileceği şekilde yatağına tutturulur .

c)Sesli Yastıklar:

Hazırlanılan küçük kare yastıklara farklı sesler çıkaran malzemeler tutturulur. Bebeğin oyun köşesine konulan yastıklarla ses çıkarılarak nasıl oynayacağı gösterilir.

d)Sesli Toplar:

İçinde zil olan sesli toplar satın alınabileceği gibi kumaştan dikilecek topun içine farklı sesler çıkartan ziller koyarak da hazırlanabilir. Sesli top sepeti bebeğe verilerek, toplarla nasıl oynayacağı gösterilir ve birlikte oynanır.

e)Ses Kutuları:

Kola-pepsi kutularından ikisine pirinç, ikisine mercimek, ikisine fasulye, ikisine kum gibi farklı ses çıkaran malzemeler doldurulur. Üzeri kağıt, kumaş ya da iple kaplanır. Ses kutularını 1-2 yaş arasındaki çocuklara vererek seslerin farkında olmaları sağlanabileceği gibi, 2,5 yaşından sonra az sayıda kutudan başlayarak çocuklardan aynı sesi çıkaran kutuları eşleştirmesi istenebilir.

3.Koku Alma Duyusuna Yönelik Malzeme ve Oyunlar:

a)Koku Kutuları:

Plastik kapaklı şişelerin kapağı kalın bir iğne ile koku çıkacak kadar delinerek içine farklı kokusu olan malzemeler doldurulur. Çocuğa koklatarak değişik kokuların farkına varması sağlanabilir. Ayrıca 3 yaşından sonra kokusu benzer ve farklı olanları ayırmaları istenebilir .

b)Koku Malzemeleri Sepeti:

Farklı kokusu olan malzemelerden oluşan bir sepet hazırlanır. Çocuklara koklatarak kokular hakkında konuşulur ve kokuların nası1 olduğu hakkında açıklama yapmaları istenir.

4.Tat Alma Duyusuna Yönelik Malzeme ve Oyunlar:

Ekşi, tatlı, tuzlu gibi farklı tatlardaki yiyecekler çocuklara tattırılarak tadının nası1 olduğu ve o yiyeceğin ne olduğu hakkında konuşulur.

5.Görme Duyusuna Yönelik Malzeme ve Oyunlar:

a)Görsel Mobiller:

Bebekler için farklı renk ve şekillerde nesnelerden oluşan mobiller hazırlanır ve zaman zaman değiştirilir .

b)Renk ve Şekil Kartları :

Çocuklara aynı renkte, farklı şekillerde olan nesneler ve farklı renklerde, aynı şekillerden oluşan nesne resimleri ya da benzer-farklı şekillerden oluşan resimli kartlar hazırlanır. Bu kartlar benzer ve farklı ayrımları için kullanılabilir.

E-Beden -Gelişimi (Bebek Cimnastiği):

Bebeğin gelişimini engellememek ve kalça çıkıklıklarına neden olmamak için kundaklanmaması gerekir.

Cimnastik yaklaşık olarak 4′üncü aydan itibaren yapılabilir. Cimnastik için en uygun zaman yemek öncesidir. Bebek temiz bir bez üzerine yatırılmalıdır. Oda sıcaklığının 21 derecenin altında olmamasına dikkat edilmelidir. Hareketler bebek hoşlandığı takdirde yapılmalı ve bebek, cimnastik için kesinlikle zorlanmamalıdır .

Aşağıda bazı cimnastik hareketlerinden örnekler verilmektedir .

-Kolların Sıra ile Açılıp Kapanması :

Sıra ile bir kol yana açılırken, diğer kol bükülür, ayrıca iki kol aynı zamanda açılıp kapatılır.

-Kolun Daire Şeklinde Çevrilmesi :

Bebek, yetişkinin başparmağını kavrar. Yetişkin, bebeğin bileğinin üstünden tutar. Kollar başın yanında çevrilerek (daire şeklinde) hareket yaptırılır. Hareket ters yönde de tekrar1anmalıdır.

-Kolların Çapraz Hareketi :

Her iki kol yana açılır. Göğsün üzerinde çapraz kavuşturulur.

-Bacakların Kaldırılması ve Bükülme :

Yetişkin, bebeğin ayak bileklerinden tutarak ayakların birini yukarı kaldırırken, diğerini dizinden bükerek aşağıya indirir.

-Bacakların Dizlerden Bükülüp Düzeltilmesi:

İki bacak yukarı kaldırılır ve aşağı doğru dizden bükülür.

-Ayakların Daire Şeklinde Hareketi:

Ayaklar yukarı kaldırılır, sonra daire şeklinde döndürülür.

-Gövde Hareketi:

Yüzükoyun pozisyonda, gövdenin üst kısmının yukarıya doğru kaldırılmaya çalışılmasıdır.

-Gövde Hareketi:

Sırtüstü yatarken, el1erden çekilerek vücudun oturma pozisyonuna getirilmesidir.

-Ayak Bileklerinden Tutulup Gövdenin Kaldırılması:

Bebeğin yüzükoyun pozisyonda iken ayak bileklerinden tutulup, kollarından destek alacak şekilde yukarı doğru kaldırılmasıdır.

Bu hareket, aynı zamanda dayanma fonksiyonunun gelişimine yardım eder. 6-8 aylardan itibaren yaptırılır.

-Ayaktan Tutulup, Baş Aşağı Sarkıtma Çalışması :

Bebek ayak bileklerinden kavranarak aşağı doğru sarkıtılır, sonra yavaşça karın üzerine yatırılır.

25-36 aylık çocukta hareket ihtiyacı gelişimle artar. Bunun için de, çocuğun hareket becerilerini geliştirmek üzere yürüme, koşma, tırmanma vb. hareketleri yapabileceği çeşitli fırsatlar sağlanmalıdır .

Çevre düzenlenmesi konusunda ifade edildiği şekildeki düzenlemeler, araç-gereç temini; bu yaş grubundaki çocukların sağlıklı beden ve hareket gelişimi için dikkat edilmesi gereken son derece önemli hususlardır.

F-Tuvalet ve Temizlik Eğitimi:

-Çocuğa olumlu tuvalet alışkanlığı kazandırmak için 18′inci ayın

tamamlanması beklenmelidir. Çünkü çocuğun tuvaletini yapabilmesi için gerekli idrar ve gaita kontrolünü sağlayan kasların gelişimi bu süreden önce tamamlanmaz.

-Her çocuğun tuvalet eğitimine hazır duruma gelme süresi farklı olabilir. Eğer çocuk hazırsa, tuvalete gitme ihtiyacını mimikleri ya da duruşu ile belli eder. Ayrıca çocuk söylenenleri anlıyor ve basit işlerde yetişkinleri taklit edebiliyorsa bu da bizim tuvalet eğitimine başlamamızda bir kriter olabilir.

-Çocuklar , genellikle 2 yaş dolaylarında idrarlarını tutmayı öğrenirler. Ancak bazı çocuklar 2-3 yaşlarına kadar gündüz, 3-5 yaşlarına kadar da gece zaman zaman altlarını ıslatırlar. Çocuklar önce gaita daha sonra idrar kontrolünü kazanırlar.

-Çocuk, tuvalete doğru yaklaşma davranışından, tuvalete girişine kadar bütün olumlu davranışlarda adım adım ödüllendirilmelidir.

-Tuvalet eğitimi süresince çok sabırlı ve sakin olmalı, çocuk idrar ve gaitasını yaptığı zaman bunun pis kokulu bir şey olduğu, herhangi bir şekilde hoşnutsuzluk ona hissettirilmemeli, azarlanmamalıdır. Çünkü bu fizyolojik bir olaydır.

-Çocuğun, özellikle uyku saatinden hemen önce ve dinlenme saatinde tuvalete gitmesi ve bu davranışı belirli sıklıklarla tekrarlaması sağlanmalıdır.

-Tuvalet alışkanlığını kolay kazanabilmesi için tuvalet kapısı açık bırakılmalıdır. Çocuğun, arkadaşını tuvalette gözlemesi, kendisinden de beklenen bu davranışı daha kolay öğrenmesini sağlayacaktır.

-Çocuğun tutumundan mutluluk duyulduğu ve başarılarından gururlanıldığı hissettirilmelidir.

-Çocuklara tuvaletten çıkarken su dökmeyi, ellerini sabunla yıkamayı öğretmek tuvalet eğitiminin bir parçasıdır. Bu nedenle üzerinde önemle durulmalıdır.

22/3/2007

Ballı Mus-Sağlıklı çocuk beslenmesi için çocuk menüsü

BALLI MUS   ( 4 kişilik )      


  
  Malzemeler
:
 4 yumurtanın sarısı  
 4 yumurtanın akı
  1 su bardağı bal
  1 çorba kaşığı taze portakal suyu


Hazırlanışı :
Orta boy bir kasede yumurta sarıları, bal ve portakal suyunu iyice çırpın.

Başka bir kasede yumurta aklarını elektrikli çırpıcıyla kar haline getirerek ballı karışıma ekleyin.
Hazırladığınız bu musu kaşıkla ayaklı bardaklara doldurup buzdolabında bir saat soğuttuktan sonra servis yapın..

22/3/2007

Balık Çorbası- Çocuk Menüsü

BALIK ÇORBASI        


  Malzemeler :
  500 gr. beyaz etli balık
  2 adet büyük patates
  1 adet büyük soğan
  2 su bardağ süt
  1 çorba kaşığı tereyağ
  3 çorba kaşığı sıvı yağ


  Hazırlanışı :
Sıvı yağda soğanı pembeleştirin.
Patatesleri küp küp kesin ve tuzlu suda 5-6 dakika haşlayın. Kızarmış soğanları ilave edin, 5 dakika daha pişirin. Küp küp kesilmiş balık parçalarını da ilave edin, ateşi kısın, 5 dakika daha pişirin, sütü ilave ederek kaynatın.
Ocaktan alarak soğumaya bırakın. Daha sonra tekrar ısıtarak tereyağını ilave edin.